Güvercin yetiştirenler için bu işin en önemli yanı kuşlarının uçuş performansıdır. Kendi kuşları ile özdeşleşmiş bir çok kuşçu tanıyorum. Kuşları ile birlikte aynı kümeste yattığı için gazetelere haber olanların yanı sıra, bir çift güvercin için ufak çaplı servet ödeyenler hiç de az değil. Kısa sürede bir yaşam biçimine dönüşen bu tutku, zamanla hep daha iyi kuşlara sahip olabilmek uğruna verilen uzun bir uğraş haline geliyor. Peki bu derece değer verdiğiniz güvercininizin uçurduğunuzda yuvasına geri gelemeyeceğini bilseydiniz ne yapardınız? Bu konuda en ufak bir şüpheniz olsaydı kuşunuzu uçurur muydunuz? Sanırım böyle bir şey olsaydı kimse güvercin uçurmaz hatta beslemezdi. Güvercin belki de bir kafes kuşu olarak alınıp satılır, kuş satın alınacağı zaman sadece renksel ve şekilsel bazı özelliklere bakılır, uçuş performansı gibi bir kavram hiç olmazdı. Bu aslında bildiğimiz anlamda güvercin yetiştiriciliğinin de sanırım sonu olurdu. Neyse ki, bütün güvercin yetiştiricileri uçurdukları kuşlarının yuvalarına geri döneceğinden adları gibi emindirler. Bazen çeşitli nedenlerle istisnai bazı durumlar yaşansa bile, bir güvercin uçtuktan sonra mutlaka yuvasına geri dönmektedir. Evcil güvercinlerle ilk tanıştığım ortaokul yıllarımda beni ilk etkileyen özellik, uçurduğum kuşların yuvalarına geri dönmeleri olmuştu. Uzunca bir süre neden kaçıp gitmediklerine ya da kaybolmadıklarına hayret etmiştim. Güvercinlerim gökyüzünde nokta gibi gözüküyor ve sonra da onları gözle göremez oluyordum. Eminim o yükseklikten bütün Ankara’yı ve çevresini çok rahat bir şekilde görebiliyorlardı. Daha sonra alçalıyor ve benim balkonumu bulup yuvalarına geri gelmeyi becerebiliyorlardı. Gerçekten de hayret vericiydi.
17 Kasım 2007
- 13:02:43 - 182
günlük
[Detay]
Okuyan: [285]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Makaleler]
Erzurum`un Pasinler ilçesinde, 25 yıldır güvercin besleyen Hayati Avuklu, ‘daha yükseğe uçsunlar ve kendisini terk etmesinler’ diye güvercinlerini alkole alıştırmış. Çocukluğundan beri güvercin beslediğini, bunun kendisi için artık bir hobi ve alışkanlık değil, hastalık olduğunu anlatan Hayati Avuklu, zamanının büyük bölümünü güvercinleri için özel olarak hazırladığı kümeste geçiriyor. Kümeste kendisi için de bir yer yapan, evli ve 3 çocuk babası Avuklu, ailesinden çok güvercinleriyle birlikte oluyor. Avuklu, daha önce beslediği yüzlerce kuşun kendisini terk ettiğini, elindeki kuşların ise yeterince uçamadığını, bu nedenle onlara rakı içirmeye başladığını söyledi. Güvercinlerini, belli saatlerde dışarıya çıkaran Avuklu, güvercinlerine önce içki içiriyor, daha sonra da onları uçuruyor.
Evde kuş beslemesine eşinin izin vermediği bir kuşsever, dernek kurdu. Kuşsever artık, eşinin istemediği kuşlarına yer buldu. Ankara’nın Polatlı İlçesi’nde bir kişi, eşi evde kuş beslemesine izin vermeyince ‘Güvercin ve Kanarya Sevenler Derneği’ kurarak, kuşlarını beslemeye devam etti. Polatlı’da, kurucusu olduğu ve kısa sürede 38 üyeye ulaşan derneğin başkanlığına getirilen Yaşar Yazıcı, küçük yaşlardan beri özellikle güvercin ve kanaryaları çok sevdiğini belirterek, ‘Ne zaman yaralı bir kuş görsem, onları tedavi etmeye çalışırdım’ dedi.
Şanlıurfa dün ilginç bir rekabete sahne oldu. İki mahallenin rakip kuş yetiştiricileri, kamyonlarla getirdikleri güvercinlerini meydanda saldılar. Sonrada damlarına en fazla güvercini toplamaya çılıştılar. Yanlış dama giden her güvercin için 5 milyon lira fidye ödendi. Şanlıurfa’da gökyüzüne bırakılan yüzlerce güvercin, sahibinin dışındaki bir evin damına konması halinde 5 milyon lira fidye ödenerek geri alınıyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki bir kahvede bir araya gelen Süleymaniye ve Sancaktar mahallelerinin kuş yetiştiricileri ‘‘En iyi güvercin’’ iddiasına tutuştu. İki mahallede oturan kuş yetiştiricileri kamyonetlere yükledikleri kafeslerle getirdikleri güvercinleri, Süleymaniye Mahallesi Meydanı’nda gökyüzüne saldı. Salıverme ardından birbirine karışacak sürülerden kim daha fazla sayıda kuşu kendi evinin damına indirirse, galip sayılmasına karar verildi. ‘Peşenk’ adı verilen ve uzaktan tanınması için göğsü pembeye boyalı güvercin sürüsü liderleri bir süre uçtuktan sonra kendilerini takip eden sürüyü kendi evlerinin damına indirmeye başladı.
17 Kasım 2007
- 12:48:24 - 182
günlük
[Detay]
Okuyan: [735]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Makaleler]
Bu tür için genel nitelikler: 1. Yüksek uçuş ( yasalarla tayin edilmiş) 2. Uzun uçuş (en az 4 saat) 3. Dairesel uçuş ( daire çapı 50-200 m) 4. Grup uçuşu ( sürü 5-14 uçucu içerir)
Yüksek uçucuların uçuşu için bizim iklimimizin uygun koşulları 18-30 derece sıcaklık ve kuzey-batı rüzgarıdır (saniyede 1 metreye kadar hız). Yarışmacı sürü uçuşa çok canlı, dairelerle başlar (daireler 50-200 m çapındadır). Bu uçuş aralıksız yükselme eğilimdedir. Yarış sürüsü en az 5 uçucu içermelidir. 30 dakika uçuştan sonra, güvercinler tayin edilen yükseklikte olmalıdır, eğer bu yüksekliğe iki saatte ulaşamazlarsa hemen diskalifiye olurlar. Tayin edilen yükseklik, güvercinlerin kanat çırpışlarının yerden görülmediği, sadece ufak benekler halinde görüldükleri yüksekliktir. Bu yükseklikte sürü en az 4 saat kalmalıdır, ortalama uçuş 5 ila 7 saat devam edebilir. Bununla birlikte, hava koşulları iyi olduğunda Sırp yüksek uçucularının seviyesi 800-1500 metre arasında olabilir. Bu yükseklikte, güvercinler bulutlar arasında veya arkasında kaybolur ve hatta açık gökyüzünde bile görülemeyebilir. Görülemez uzaklıkta olan bu uçuş 2,5-5 saat sürebilir. Bundan sonra, yarış sürüsü küçük gruplara ayrılır veya sürünün tamamı aşağılara doğru uçar. Aşağı iniş keskince, kademe kademe veya geri getirme (restorable) pozisyonunda olabilir. İniş genellikle 15 dakika ile 2 arasında zaman alır. Geri getirme inişi, inişten önce güvercinlerin birkaç kez yükseklik azalttığı uçuştur. Genç Sırp yüksek uçucuları iyi bir eğitimle, ilk uçuş sezonunda 3-6 saat uçabilir. En iyi sonuç 3-4 yaşlarında beklenir (15 saat durmaksızın uçuş).
17 Kasım 2007
- 12:40:45 - 182
günlük
[Detay]
Okuyan: [370]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Makaleler]
Kalite irk denince akla ilk gelen Urfa bozlaridir. Yapilari diger irklara, oranla daha cüsselidir. Çok saglam ve perdeli kanat yapisina sahiptirler. Pek süratli uçtuklari söylenemez. Fakat gösterisli fisek yaparlar. Safkan olanlarinin uzun fisekli olduklari söylenmesine ragmen ,uzun fisekli olanlarina pek rastlamak mümkün delildir. Diger irklara oranla daha bol tüglü olurlar.